lara escort escort bodrum

YOL AŞKI

x

Doğa

YOL AŞKI - Dağ ve doğa rotalarının (tırmanış, yürüyüş, dağ bisikleti vb.) paylaşıldığı ve keşfedildiği bir yerdir.
  • AKDAĞ - Kıraç Tepe [2.447 m]

    BÖLGE: Akdağ Tabiat Parkı (DENİZLİ, Çivril İlçesi)
    ETKİNLİK DERECESİ: Orta Zorlukta
    ROTA: Sığırkuyruğu Yaylası [Kamp Alanı]

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProIdb6362cf794

    TIRMANILAN ROTANIN AÇIKLAMASI:
    Yükselti: 2.447 m (Kıraç Tepe)
    Tırmanışa Başlanılan Yükselti: 1.690 m (Sığırkuyruğu Yaylası, Çivril)
    Mola Yeri Yükseltisi: 2.000 m
    Hedeflenen zaman: 3,5 saat (ÇIKIŞ) & 2,5 saat (İNİŞ)
    Toplam Yol Uzunluğu: 6,8 km (ÇIKIŞ)
    HAVA TAHMİNİ: Hava; Gündüz 08.00/Akşam 17.00 Sabah "---" / Öğleden Sonra "---", -- / -- C Derece - Rüzgar __ - __ km/h
    İLKYARDIM MLZ.: İlkyardım Çantası
    SU ve TUVALET: 2 (iki) litre SU ve 1/2 (yarım) litre SICAK SU almalısınız.
    TEKNİK MALZEME: GPS, Dağ Değnekleri (Baton)
    HABERLEŞME: Cep Telefonları, El Telsizi

  • AKDAĞ – Akkıraç Tepe Rota Açma Tırmanışı [2.345 m]

    BÖLGE: AKDAĞ (AFYONKARAHİSAR, Sandıklı İlçesi / AKDAĞ TP, Kocayayla - DENİZLİ, Çivril İlçesi / Gümüşsu Beldesi)

    ETKİNLİK DERECESİ: Zor

    ROTA: Kuzey (AKDAĞ, Kocayayla’dan araçla Oktur Yaylası’na ulaşım)

    TIRMANILAN ROTANIN AÇIKLAMASI:

    Yükselti: 2.345 m (Akkıraç Tepe)

    Tırmanışa Başlanılan Yükselti: 1.560 m (AKDAĞ, Oktur Yaylası)

    Mola Yeri Yükseltisi: 2.000 m (BEL-Vadi Geçişi)

    Hedeflenen zaman: 6 saat

    ALINAN YOL: --- km (ÇIKIŞ) & --- km (İNİŞ)

    Katılımcı: Sadi YALGIN (UDOSK Başkanı) – Mehmet DEMİREL

    TEŞEKKÜR

    Bu zorlu rota açma tırmanışında 2.000 m’ye kadar yol arkadaşlığı yapan ve “Benim zirvem burasıdır” diye dinlenmeye çekilen Sn. Mehmet DEMİREL’e anlayışı ve nerede durması gerektiği konusunda karar almasından dolayı teşekkür ederim. İnsan bedenini iyi tanıyınca karar vermesi zor olmuyor. Dağ ile inatlaşma olmaz!

    AYRINTILAR

    Mehmet Bey dinlenme aşamasına geçince çıkışı sürdürdüm. 2.000 m’den sonra dik çıkış ile 3 tepe sonrası doruğa ulaştım. Akdağ’ın iki doruğu var. Akdağ’ın ikinci doruğudur. Ana doruk, AKDAĞ – Kıraç Tepe (2.447 m)’dir. AKDAĞ-Kıraçtepe (2,447 m) için dört farklı rota kaydı almıştım. İkinci doruğu AKDAĞ-Akkıraç Tepe (2.345 m)’ye KUZEY yamaçlarından da çıkış nasip oldu. Daha önce GÜNEY yamaçlarından iki farklı rota açmıştım. (Kuzeyden çıkış yapıp güneyden inişi deneyebilirsiniz!) Kuzeyden dik çıkış yaptım. Fakat iniş aynı rotadan aşırı risk içeriyordu. Yüksekten iniş rotasını belirledim ve harika bir sırt rota kaydı oluştu. Deneyimli ve kondisyonlu kişiler için eşsiz rotadır.

    Keyifli çıkışlar…

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProIddf16112b31

    NOT: İz kaydı çıkış rotasıdır!

  • AKDAĞ [Beydilli - Değirmenci - Gölcük Yaylası]

    AKDAĞ TABİAT PARKI

    Tabiat Parkının Adı: Akdağ
    Bölge Müdürlüğü: Afyonkarahisar
    İl: Denizli / Afyonkarahisar
    İlçe / Köy: Çivril / Sandıklı
    Kapladığı Alan: Afyonkarahisar 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli 6245,5 Ha. (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha.
    İlan Tarihi: 29.06.2000

    KAYNAK DEĞERLERİ

    Akdağ Tabiat Parkı, Afyon ili Sandıklı ilçesinde 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli ili Çivril ilçesinde 6245,5 Ha (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha. Büyüklüğündedir. Akdağ Tabiat Parkı, Orman Bakanlığı'nın 29.06.2000 gün ve MPG.MP.1.23.03/270 sayılı oluru ile 14916 Ha. olarak ilan edilmiştir. Akdağ Tabiat Parkı'nın alanı, Bakanlık Makamının 02.10.2001 gün ve MPG.MP.1-45.16/626 sayılı Oluru ile 14781 Ha. olarak değiştirilmiştir. Saha tamamen orman karakterinde olup, içerisinde Karaçam dağ ormanı ekosistemi, Karaçam dağ ormanı ile orman üst sınırı geçiş ekosistemi (subalpin zonu) ve orman üst sınırı ekosistemi (alpin zonu) bulunmaktadır.

    Akdağ ve çevresinin içerdiği rekreasyon potansiyeli, yaban hayatı zenginliği, ilgi çekici güzel manzara açılımları nedenlerinden dolayı tabiat parkı olarak ayrılmıştır. Akdağ ve yakın çevresinin sahip olduğu dağ, kanyon, vadi ve peyzaj değerleri, mevcut bitki örtüşü ve yaban hayatı özelliği nedeni ile korunması ve koruma-kullanma dengesi içerisinde farklı rekreasyon kullanımlarına olanak sağlayacak şekilde geliştirilerek, bölge ve ülke ölçeğinde kullanımının sağlanması ve etkin bir şekilde korunarak, gelecek kuşaklara milli bir miras olarak bırakılması amaçlanmıştır.

    Akdağ'da 124'ü endemik olmak üzere 1058 adet bitki türü olduğu tespit edilmiştir. Akdağ'da bulunan Çoban Değneği’nin bir türü olan Polygonum afyonicum, sadece buraya özgü endemik bir türdür. Sahada meşcere kuran Karaçam, Meşe ve Ardıçtır. Karaçam meşcereleri saf koru ve bozuk niteliğinde olup, alanın hakim ağaç türüdür. Meşe ve Ardıç Meşcereleri ise bozuk veya baltalık niteliğindedir. Bunlardan başka, alanda münferit olarak Titrek Kavak (Populus tremula), 6 Ha. büyüklüğünde genç Sarıçam meşceresi ile Sandıklı Akdağ bölümünde endemik olarak Ehrami Karaçamı (Pinus nigra paliasiana var pyramidata) bulunmaktadır. Sarıçam meşceresi doğal yayılışının dışındadır. 1979 yılında çıkan yangından sonra, alanın yaklaşık 1600 Ha.lık bölümü boşaltılmış ve tekrar Karaçam ile ağaçlandırılmıştır. Sarıçam, yangın sonrası sahanın ağaçlandırılmasında kullanılmıştır.

    Alanın gerek doğal çevre özellikleri, alanda hiçbir yerleşim yerinin bulunmayışı ve büyük yerleşim alanlarına uzaklığı gibi çeşitli özelliklerinden dolayı, sahanın kaynak değerlerinden birisi olan Yaban Hayatı, varlığını günümüze kadar korumuştur. Bu durumun en açık görüldüğü yerler, özellikle alanın Kocayayla ile Yangın Gözetleme Kulesi arasındaki bölümün (Yangın Sahası) dışında kalan iki Akdağ arası, Tokalı Kanyonu ve Karanlıkdere Vadisi’ni içine alan bölümlerdir.

    Alanın ekolojisinin yüksekliğe bağlı klimaks dağ ekosistemlerini içermesi ile çeşitli omurgalılar (kuşlar ve büyük memeliler) için önemli yaşam, alanları sunmaktadır. Alanda Geyik ve Yılkı Atları mevcuttur. Yapılan envanter çalışmasına göre geyik sayısının 500'ün üzerinde olduğu bilinmektedir. Ayrıca alan, koruma altındaki kuş türlerinden kara akbaba, kızıl akbaba, sakallı akbaba ve küçük kartal gibi yırtıcı kuşlarla önemli kuş alanlarındandır.

    Akdağ Tabiat Parkının Uzun Devreli Gelişim Planı, 08.12.2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüzce onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId5493ae8aa5

    NASIL ULAŞILABİLİR?

    Çivril İlçesinden 18 km’lik mesafededir.

    NELER GÖRÜLEBİLİR?

    • Tokalı Kanyonu, Sığır Kuyruğu Yaylası,
    • Obruk yaylasının kuzey batısında Porsuk ağacı (Taxus baccata) topluluğu
    • İlk defa bu alandan bilim dünyasına tanıtılan Barbarea hedgeana, Polygonum afyonicum bitkileri
    • Kızıl Geyik, Yılkı Atları,
    • Kızıl Akbaba, Kara Akbaba, Sakallı Akbaba, Akkuyruk Kartal, Kaya Kartalı ve Küçük Kartal Gibi Yırtıcı Kuşlar

    Kaynak: DENİZLİ / Orman ve Su İşleri Müdürlüğü

    AKDAĞ GÖLCÜK YAYLASI YÜRÜYÜŞ PARKURU ÇALIŞMASI [UDOSK-2019]

    Akdağ'ın güney yamacında yer alan Gölcük Yaylası’na ÇİVRİL-Beydilli Beldesi’nden çıkış yapıldı. Toplam 15 km’lik (Çıkış ve İniş) halka -DÖNGÜ- yürüyüş parkuru tamamlandı. Günün ikinci yarısında Akdağ’ın kuzeyindeki Sığırkuyruğu Yaylası’na araçla ulaşıldı. Yayladan SANDIKLI-Kıraçtepe Yangın Gözetleme Kulesi’ne çıkıldı. Alan taraması ve incelemesi yapıldı. Sonraki yürüyüş parkur çalışmaları için not alındı. Yeni yürüyüş parkur açma çalışmalarında birlikte olma istemiyle, selam ve sevgiler…

    TEŞEKKÜR

    AKDAĞ alan taraması ve yürüyüş parkur çalışmasına katılan Op. Dr. Coşkun OĞUZER ve UDOSK Yön. Kur. Üyesi Akın DEDE’ye teşekkür ederim.


    Sadi YALGIN
    UDOSK Başkanı

    NOT: Uşak Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (UDOSK)'nün yürüyüş parkur çalışmasına ait iz kaydıdır.

  • AKDAĞ [Gümüşsu - Şelale - Kavacık Çoban Çeşmesi]

    BÖLGE: AKDAĞ (DENİZLİ, Çivril İlçesi / Gümüşsu Beldesi)
    ETKİNLİK DERECESİ: Kolay
    ROTA: Döngü (Halka) Rota
    TIRMANILAN ROTANIN AÇIKLAMASI:
    Yükselti: 1.425 m
    Tırmanışa Başlanılan Yükselti: 918 m
    Mola Yeri Yükseltisi: 1.265 m
    Hedeflenen zaman: 5 saat
    İLK YARDIM MLZ.: İlk Yardım Çantası
    SU ve TUVALET: Parkur yolu üzerinde su var. YAZ aylarında en az 1 (bir) litre SU almalısınız.
    TEKNİK MALZEME: GPS, Dağ Değnekleri (Baton)
    HABERLEŞME: Cep Telefonları, El Telsizi

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId9974318af2

    ALINAN YOL: 12.8 km

  • AKDAĞ [Kocayayla - Akdağ Yangın Gözetleme Kulesi (1.936 m.)]

    AKDAĞ TABİAT PARKI

    Tabiat Parkının Adı: Akdağ
    Bölge Müdürlüğü: Afyonkarahisar
    İl: Denizli / Afyonkarahisar
    İlçe / Köy: Çivril / Sandıklı
    Kapladığı Alan: Afyonkarahisar 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli 6245,5 Ha. (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha.
    İlan Tarihi: 29.06.2000

    KAYNAK DEĞERLERİ

    Akdağ Tabiat Parkı, Afyon ili Sandıklı ilçesinde 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli ili Çivril ilçesinde 6245,5 Ha (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha. Büyüklüğündedir. Akdağ Tabiat Parkı, Orman Bakanlığı'nın 29.06.2000 gün ve MPG.MP.1.23.03/270 sayılı oluru ile 14916 Ha. olarak ilan edilmiştir. Akdağ Tabiat Parkı'nın alanı, Bakanlık Makamının 02.10.2001 gün ve MPG.MP.1-45.16/626 sayılı Oluru ile 14781 Ha. olarak değiştirilmiştir. Saha tamamen orman karakterinde olup, içerisinde Karaçam dağ ormanı ekosistemi, Karaçam dağ ormanı ile orman üst sınırı geçiş ekosistemi (subalpin zonu) ve orman üst sınırı ekosistemi (alpin zonu) bulunmaktadır.

    Akdağ ve çevresinin içerdiği rekreasyon potansiyeli, yaban hayatı zenginliği, ilgi çekici güzel manzara açılımları nedenlerinden dolayı tabiat parkı olarak ayrılmıştır. Akdağ ve yakın çevresinin sahip olduğu dağ, kanyon, vadi ve peyzaj değerleri, mevcut bitki örtüşü ve yaban hayatı özelliği nedeni ile korunması ve koruma-kullanma dengesi içerisinde farklı rekreasyon kullanımlarına olanak sağlayacak şekilde geliştirilerek, bölge ve ülke ölçeğinde kullanımının sağlanması ve etkin bir şekilde korunarak, gelecek kuşaklara milli bir miras olarak bırakılması amaçlanmıştır.

    Akdağ'da 124'ü endemik olmak üzere 1058 adet bitki türü olduğu tespit edilmiştir. Akdağ'da bulunan Çoban Değneği’nin bir türü olan Polygonum afyonicum, sadece buraya özgü endemik bir türdür. Sahada meşcere kuran Karaçam, Meşe ve Ardıçtır. Karaçam meşcereleri saf koru ve bozuk niteliğinde olup, alanın hakim ağaç türüdür. Meşe ve Ardıç Meşcereleri ise bozuk veya baltalık niteliğindedir. Bunlardan başka, alanda münferit olarak Titrek Kavak (Populus tremula), 6 Ha. büyüklüğünde genç Sarıçam meşceresi ile Sandıklı Akdağ bölümünde endemik olarak Ehrami Karaçamı (Pinus nigra paliasiana var pyramidata) bulunmaktadır. Sarıçam meşceresi doğal yayılışının dışındadır. 1979 yılında çıkan yangından sonra, alanın yaklaşık 1600 Ha.lık bölümü boşaltılmış ve tekrar Karaçam ile ağaçlandırılmıştır. Sarıçam, yangın sonrası sahanın ağaçlandırılmasında kullanılmıştır.

    Alanın gerek doğal çevre özellikleri, alanda hiçbir yerleşim yerinin bulunmayışı ve büyük yerleşim alanlarına uzaklığı gibi çeşitli özelliklerinden dolayı, sahanın kaynak değerlerinden birisi olan Yaban Hayatı, varlığını günümüze kadar korumuştur. Bu durumun en açık görüldüğü yerler, özellikle alanın Kocayayla ile Yangın Gözetleme Kulesi arasındaki bölümün (Yangın Sahası) dışında kalan iki Akdağ arası, Tokalı Kanyonu ve Karanlıkdere Vadisi’ni içine alan bölümlerdir.

    Alanın ekolojisinin yüksekliğe bağlı klimaks dağ ekosistemlerini içermesi ile çeşitli omurgalılar (kuşlar ve büyük memeliler) için önemli yaşam, alanları sunmaktadır. Alanda Geyik ve Yılkı Atları mevcuttur. Yapılan envanter çalışmasına göre geyik sayısının 500'ün üzerinde olduğu bilinmektedir. Ayrıca alan, koruma altındaki kuş türlerinden kara akbaba, kızıl akbaba, sakallı akbaba ve küçük kartal gibi yırtıcı kuşlarla önemli kuş alanlarındandır.

    Akdağ Tabiat Parkının Uzun Devreli Gelişim Planı, 08.12.2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüzce onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId4a9e1deac1

    NASIL ULAŞILABİLİR?

    Çivril İlçesinden 18 km’lik mesafededir.

    NELER GÖRÜLEBİLİR?

    • Tokalı Kanyonu, Sığır Kuyruğu Yaylası,
    • Obruk yaylasının kuzey batısında Porsuk ağacı (Taxus baccata) topluluğu
    • İlk defa bu alandan bilim dünyasına tanıtılan Barbarea hedgeana, Polygonum afyonicum bitkileri
    • Kızıl Geyik, Yılkı Atları,
    • Kızıl Akbaba, Kara Akbaba, Sakallı Akbaba, Akkuyruk Kartal, Kaya Kartalı ve Küçük Kartal Gibi Yırtıcı Kuşlar

    Kaynak: DENİZLİ / Orman ve Su İşleri Müdürlüğü

    NOT: Uşak Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (UDOSK)'nün yürüyüş parkur çalışmasına ait iz kaydıdır.

  • AKDAĞ [Kocayayla - Kurtini Mağarası]

    AKDAĞ TABİAT PARKI

    Tabiat Parkının Adı: Akdağ
    Bölge Müdürlüğü: Afyonkarahisar
    İl: Denizli / Afyonkarahisar
    İlçe / Köy: Çivril / Sandıklı
    Kapladığı Alan: Afyonkarahisar 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli 6245,5 Ha. (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha.
    İlan Tarihi: 29.06.2000

    KAYNAK DEĞERLERİ

    Akdağ Tabiat Parkı, Afyon ili Sandıklı ilçesinde 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli ili Çivril ilçesinde 6245,5 Ha (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha. Büyüklüğündedir. Akdağ Tabiat Parkı, Orman Bakanlığı'nın 29.06.2000 gün ve MPG.MP.1.23.03/270 sayılı oluru ile 14916 Ha. olarak ilan edilmiştir. Akdağ Tabiat Parkı'nın alanı, Bakanlık Makamının 02.10.2001 gün ve MPG.MP.1-45.16/626 sayılı Oluru ile 14781 Ha. olarak değiştirilmiştir. Saha tamamen orman karakterinde olup, içerisinde Karaçam dağ ormanı ekosistemi, Karaçam dağ ormanı ile orman üst sınırı geçiş ekosistemi (subalpin zonu) ve orman üst sınırı ekosistemi (alpin zonu) bulunmaktadır.

    Akdağ ve çevresinin içerdiği rekreasyon potansiyeli, yaban hayatı zenginliği, ilgi çekici güzel manzara açılımları nedenlerinden dolayı tabiat parkı olarak ayrılmıştır. Akdağ ve yakın çevresinin sahip olduğu dağ, kanyon, vadi ve peyzaj değerleri, mevcut bitki örtüşü ve yaban hayatı özelliği nedeni ile korunması ve koruma-kullanma dengesi içerisinde farklı rekreasyon kullanımlarına olanak sağlayacak şekilde geliştirilerek, bölge ve ülke ölçeğinde kullanımının sağlanması ve etkin bir şekilde korunarak, gelecek kuşaklara milli bir miras olarak bırakılması amaçlanmıştır.

    Akdağ'da 124'ü endemik olmak üzere 1058 adet bitki türü olduğu tespit edilmiştir. Akdağ'da bulunan Çoban Değneği’nin bir türü olan Polygonum afyonicum, sadece buraya özgü endemik bir türdür. Sahada meşcere kuran Karaçam, Meşe ve Ardıçtır. Karaçam meşcereleri saf koru ve bozuk niteliğinde olup, alanın hakim ağaç türüdür. Meşe ve Ardıç Meşcereleri ise bozuk veya baltalık niteliğindedir. Bunlardan başka, alanda münferit olarak Titrek Kavak (Populus tremula), 6 Ha. büyüklüğünde genç Sarıçam meşceresi ile Sandıklı Akdağ bölümünde endemik olarak Ehrami Karaçamı (Pinus nigra paliasiana var pyramidata) bulunmaktadır. Sarıçam meşceresi doğal yayılışının dışındadır. 1979 yılında çıkan yangından sonra, alanın yaklaşık 1600 Ha.lık bölümü boşaltılmış ve tekrar Karaçam ile ağaçlandırılmıştır. Sarıçam, yangın sonrası sahanın ağaçlandırılmasında kullanılmıştır.

    Alanın gerek doğal çevre özellikleri, alanda hiçbir yerleşim yerinin bulunmayışı ve büyük yerleşim alanlarına uzaklığı gibi çeşitli özelliklerinden dolayı, sahanın kaynak değerlerinden birisi olan Yaban Hayatı, varlığını günümüze kadar korumuştur. Bu durumun en açık görüldüğü yerler, özellikle alanın Kocayayla ile Yangın Gözetleme Kulesi arasındaki bölümün (Yangın Sahası) dışında kalan iki Akdağ arası, Tokalı Kanyonu ve Karanlıkdere Vadisi’ni içine alan bölümlerdir.

    Alanın ekolojisinin yüksekliğe bağlı klimaks dağ ekosistemlerini içermesi ile çeşitli omurgalılar (kuşlar ve büyük memeliler) için önemli yaşam, alanları sunmaktadır. Alanda Geyik ve Yılkı Atları mevcuttur. Yapılan envanter çalışmasına göre geyik sayısının 500'ün üzerinde olduğu bilinmektedir. Ayrıca alan, koruma altındaki kuş türlerinden kara akbaba, kızıl akbaba, sakallı akbaba ve küçük kartal gibi yırtıcı kuşlarla önemli kuş alanlarındandır.

    Akdağ Tabiat Parkının Uzun Devreli Gelişim Planı, 08.12.2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüzce onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId3a80d947bc

    NASIL ULAŞILABİLİR?

    Çivril İlçesinden 18 km’lik mesafededir.

    NELER GÖRÜLEBİLİR?

    • Tokalı Kanyonu, Sığır Kuyruğu Yaylası,
    • Obruk yaylasının kuzey batısında Porsuk ağacı (Taxus baccata) topluluğu
    • İlk defa bu alandan bilim dünyasına tanıtılan Barbarea hedgeana, Polygonum afyonicum bitkileri
    • Kızıl Geyik, Yılkı Atları,
    • Kızıl Akbaba, Kara Akbaba, Sakallı Akbaba, Akkuyruk Kartal, Kaya Kartalı ve Küçük Kartal Gibi Yırtıcı Kuşlar

    Kaynak: DENİZLİ / Orman ve Su İşleri Müdürlüğü

    NOT: Uşak Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (UDOSK)'nün yürüyüş parkur çalışmasına ait iz kaydıdır.

  • AKDAĞ [Kocayayla - Oktur Yaylası - Avin Dede (1.989 m)]

    AKDAĞ TABİAT PARKI

    Tabiat Parkının Adı: Akdağ
    Bölge Müdürlüğü: Afyonkarahisar
    İl: Denizli / Afyonkarahisar
    İlçe / Köy: Çivril / Sandıklı
    Kapladığı Alan: Afyonkarahisar 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli 6245,5 Ha. (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha.
    İlan Tarihi: 29.06.2000

    KAYNAK DEĞERLERİ

    Akdağ Tabiat Parkı, Afyon ili Sandıklı ilçesinde 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli ili Çivril ilçesinde 6245,5 Ha (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha. Büyüklüğündedir. Akdağ Tabiat Parkı, Orman Bakanlığı'nın 29.06.2000 gün ve MPG.MP.1.23.03/270 sayılı oluru ile 14916 Ha. olarak ilan edilmiştir. Akdağ Tabiat Parkı'nın alanı, Bakanlık Makamının 02.10.2001 gün ve MPG.MP.1-45.16/626 sayılı Oluru ile 14781 Ha. olarak değiştirilmiştir. Saha tamamen orman karakterinde olup, içerisinde Karaçam dağ ormanı ekosistemi, Karaçam dağ ormanı ile orman üst sınırı geçiş ekosistemi (subalpin zonu) ve orman üst sınırı ekosistemi (alpin zonu) bulunmaktadır.

    Akdağ ve çevresinin içerdiği rekreasyon potansiyeli, yaban hayatı zenginliği, ilgi çekici güzel manzara açılımları nedenlerinden dolayı tabiat parkı olarak ayrılmıştır. Akdağ ve yakın çevresinin sahip olduğu dağ, kanyon, vadi ve peyzaj değerleri, mevcut bitki örtüşü ve yaban hayatı özelliği nedeni ile korunması ve koruma-kullanma dengesi içerisinde farklı rekreasyon kullanımlarına olanak sağlayacak şekilde geliştirilerek, bölge ve ülke ölçeğinde kullanımının sağlanması ve etkin bir şekilde korunarak, gelecek kuşaklara milli bir miras olarak bırakılması amaçlanmıştır.

    Akdağ'da 124'ü endemik olmak üzere 1058 adet bitki türü olduğu tespit edilmiştir. Akdağ'da bulunan Çoban Değneği’nin bir türü olan Polygonum afyonicum, sadece buraya özgü endemik bir türdür. Sahada meşcere kuran Karaçam, Meşe ve Ardıçtır. Karaçam meşcereleri saf koru ve bozuk niteliğinde olup, alanın hakim ağaç türüdür. Meşe ve Ardıç Meşcereleri ise bozuk veya baltalık niteliğindedir. Bunlardan başka, alanda münferit olarak Titrek Kavak (Populus tremula), 6 Ha. büyüklüğünde genç Sarıçam meşceresi ile Sandıklı Akdağ bölümünde endemik olarak Ehrami Karaçamı (Pinus nigra paliasiana var pyramidata) bulunmaktadır. Sarıçam meşceresi doğal yayılışının dışındadır. 1979 yılında çıkan yangından sonra, alanın yaklaşık 1600 Ha.lık bölümü boşaltılmış ve tekrar Karaçam ile ağaçlandırılmıştır. Sarıçam, yangın sonrası sahanın ağaçlandırılmasında kullanılmıştır.

    Alanın gerek doğal çevre özellikleri, alanda hiçbir yerleşim yerinin bulunmayışı ve büyük yerleşim alanlarına uzaklığı gibi çeşitli özelliklerinden dolayı, sahanın kaynak değerlerinden birisi olan Yaban Hayatı, varlığını günümüze kadar korumuştur. Bu durumun en açık görüldüğü yerler, özellikle alanın Kocayayla ile Yangın Gözetleme Kulesi arasındaki bölümün (Yangın Sahası) dışında kalan iki Akdağ arası, Tokalı Kanyonu ve Karanlıkdere Vadisi’ni içine alan bölümlerdir.

    Alanın ekolojisinin yüksekliğe bağlı klimaks dağ ekosistemlerini içermesi ile çeşitli omurgalılar (kuşlar ve büyük memeliler) için önemli yaşam, alanları sunmaktadır. Alanda Geyik ve Yılkı Atları mevcuttur. Yapılan envanter çalışmasına göre geyik sayısının 500'ün üzerinde olduğu bilinmektedir. Ayrıca alan, koruma altındaki kuş türlerinden kara akbaba, kızıl akbaba, sakallı akbaba ve küçük kartal gibi yırtıcı kuşlarla önemli kuş alanlarındandır.

    Akdağ Tabiat Parkının Uzun Devreli Gelişim Planı, 08.12.2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüzce onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProIdd454bbbc94

    NASIL ULAŞILABİLİR?

    Çivril İlçesinden 18 km’lik mesafededir.

    NELER GÖRÜLEBİLİR?

    • Tokalı Kanyonu, Sığır Kuyruğu Yaylası,
    • Obruk yaylasının kuzey batısında Porsuk ağacı (Taxus baccata) topluluğu
    • İlk defa bu alandan bilim dünyasına tanıtılan Barbarea hedgeana, Polygonum afyonicum bitkileri
    • Kızıl Geyik, Yılkı Atları,
    • Kızıl Akbaba, Kara Akbaba, Sakallı Akbaba, Akkuyruk Kartal, Kaya Kartalı ve Küçük Kartal Gibi Yırtıcı Kuşlar

    Kaynak: DENİZLİ / Orman ve Su İşleri Müdürlüğü

    NOT: Uşak Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (UDOSK)'nün yürüyüş parkur çalışmasına ait iz kaydıdır.

  • AKDAĞ [Kocayayla - Tokalı Kanyon]

    Tabiat Parkının Adı: AKDAĞ
    Bölge Müdürlüğü: Afyonkarahisar
    İl: Denizli / Afyonkarahisar
    İlçe / Köy: Çivril / Sandıklı
    Kapladığı Alan: Afyonkarahisar 8535,5 Ha.(%58'i) ve Denizli 6245,5 Ha. (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha.
    İlan Tarihi: 29.06.2000

    KAYNAK DEĞERLERİ

    Akdağ Tabiat Parkı, Afyon ili Sandıklı ilçesinde 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli ili Çivril ilçesinde 6245,5 Ha (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha. Büyüklüğündedir. Akdağ Tabiat Parkı, Orman Bakanlığı'nın 29.06.2000 gün ve MPG.MP.1.23.03/270 sayılı oluru ile 14916 Ha. olarak ilan edilmiştir. Akdağ Tabiat Parkı'nın alanı, Bakanlık Makamı'nın 02.10.2001 gün ve MPG.MP.1-45.16/626 sayılı Oluru ile 14781 Ha. olarak değiştirilmiştir. Saha tamamen orman karakterinde olup, içerisinde Karaçam dağ ormanı ekosistemi, Karaçam dağ ormanı ile orman üst sınırı geçiş ekosistemi (subalpin zonu) ve orman üst sınırı ekosistemi (alpin zonu) bulunmaktadır.

    Akdağ ve çevresinin içerdiği rekreasyon potansiyeli, yaban hayatı zenginliği, ilgi çekici güzel manzara açılımları nedenlerinden dolayı tabiat parkı olarak ayrılmıştır. Akdağ ve yakın çevresinin sahip olduğu dağ, kanyon, vadi ve peyzaj değerleri, mevcut bitki örtüşü ve yaban hayatı özelliği nedeni ile korunması ve koruma-kullanma dengesi içerisinde farklı rekreasyon kullanımlarına imkan sağlayacak şekilde geliştirilerek, bölge ve ülke ölçeğinde kullanımının sağlanması ve etkin bir şekilde korunarak, gelecek kuşaklara milli bir miras olarak bırakılması amaçlanmıştır.

    Akdağ'da 124'ü endemik olmak üzere 1058 adet bitki türü olduğu tespit edilmiştir. Akdağ'da bulunan Çobandeğneğinin bir türü olan Polygonum afyonicum, sadece buraya özgü endemik bir türdür. Sahada meşcere kuran Karaçam, Meşe ve Ardıçtır. Karaçam meşcereleri saf koru ve bozuk niteliğinde olup, alanın hakim ağaç türüdür. Meşe ve Ardıç Meşcereleri ise bozuk veya baltalık niteliğindedir. Bunlardan başka, alanda münferit olarak Titrek Kavak (Populus tremula), 6 Ha. büyüklüğünde genç Sarıçam meşceresi ile Sandıklı Akdağ bölümünde endemik olarak Ehrami Karaçamı (Pinus nigra paliasiana var pyramidata) bulunmaktadır. Sarıçam meşceresi doğal yayılışının dışındadır. 1979 yılında çıkan yangından sonra, alanın yaklaşık 1600 Ha.lık bölümü boşaltılmış ve tekrar Karaçam ile ağaçlandırılmıştır. Sarıçam, yangın sonrası sahanın ağaçlandırılmasında kullanılmıştır.

    Alanın gerek doğal çevre özellikleri, alanda hiçbir yerleşim yerinin bulunmayışı ve büyük yerleşim alanlarına uzaklığı gibi çeşitli özelliklerinden dolayı, sahanın kaynak değerlerinden birisi olan Yaban Hayatı, varlığını günümüze kadar korumuştur. Bu durumun en açık görüldüğü yerler, özellikle alanın Kocayayla ile Yangın gözetleme kulesi arasındaki bölümün (Yangın Sahası) dışında kalan iki Akdağ arası, Tokalı Kanyonu ve Karanlıkdere Vadisini içine alan bölümlerdir.

    Alanın ekolojisinin yüksekliğe bağlı klimaks dağ ekosistemlerini içermesi ile çeşitli omurgalılar (kuşlar ve büyük memeliler) için önemli yaşam, alanları sunmaktadır. Alanda Geyik ve Yılkı Atları mevcuttur. Yapılan envanter çalışmasına göre geyik sayısının 500'ün üzerinde olduğu bilinmektedir. Ayrıca alan, koruma altındaki kuş türlerinden kara akbaba, kızıl akbaba, sakallı akbaba ve küçük kartal gibi yırtıcı kuşlarla önemli kuş alanlarındandır.

    Akdağ Tabiat Parkının Uzun Devreli Gelişim Planı, 08.12.2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüzce onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

    NASIL ULAŞILABİLİR?

    Akdağ Tabiat Parkı Denizli ili Çivril İlçesinden 18 km’lik mesafededir.

    Akdağ Tabiat Parkı Afyonkarahisar il merkezine 60 km uzaklıktaki Sandıklı ilçesine 35 km. mesafede Ankara – Antalya karayolunun sağında kalan Hocalar ilçesi yoluyla Sorkun Kasabasına kadar asfalt yol ile ulaşımı kolay ender yerlerden biridir. Sorkun’dan itibaren ise meşe ormanlarıyla başlayan ve yükseldikçe çam ağaçlarının yoğunlaştığı virajlı stabilize orman yolundan 1600 m. yükseklikteki vadiye ulaşılmaktadır. Akdağ, Sandıklı ve Çivril ovaları arasında 2447 m.ye kadar yükselir.

    NELER GÖRÜLEBİLİR?

    - Kocayayla, Kurtini Mağarası, Tokalı Kanyonu, Sığır Kuyruğu Yaylası, Oktur Yaylası
    - Obruk Yaylası’nın kuzey batısında Porsuk ağacı (Taxus baccata) topluluğu
    - İlk defa bu alandan bilim dünyasına tanıtılan Barbarea hedgeana, Polygonum afyonicum bitkileri
    - Kızıl Geyik, Yılkı Atları,
    - Kızıl Akbaba, Kara Akbaba, Sakallı Akbaba, Akkuyruk Kartal, Kaya Kartalı ve Küçük Kartal Gibi Yırtıcı Kuşlar

    Kaynak: DENİZLİ / Orman ve Su İşleri Müdürlüğü

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId311abfd72b

    AÇIKLAMA: Tokalı Kanyonu’n girişinde GPS bağlantısı kesilmektedir... O nedenle iz kaydı kanyonun daralan ve su yoğunluğunun başladığı yerde kapatıldı. Biraz daha yol almanız gerekir!

    NOT: Uşak Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (UDOSK)'nün yürüyüş parkur çalışmasına ait iz kaydıdır. 

  • AKDAĞ [Kocayayla (Pullu Oluk) - Karakuyu (Göktaşı)]

    AKDAĞ TABİAT PARKI

    Tabiat Parkının Adı: Akdağ
    Bölge Müdürlüğü: Afyonkarahisar
    İl: Denizli / Afyonkarahisar
    İlçe / Köy: Çivril / Sandıklı
    Kapladığı Alan: Afyonkarahisar 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli 6245,5 Ha. (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha.
    İlan Tarihi: 29.06.2000

    KAYNAK DEĞERLERİ

    Akdağ Tabiat Parkı, Afyon ili Sandıklı ilçesinde 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli ili Çivril ilçesinde 6245,5 Ha (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha. Büyüklüğündedir. Akdağ Tabiat Parkı, Orman Bakanlığı'nın 29.06.2000 gün ve MPG.MP.1.23.03/270 sayılı oluru ile 14916 Ha. olarak ilan edilmiştir. Akdağ Tabiat Parkı'nın alanı, Bakanlık Makamının 02.10.2001 gün ve MPG.MP.1-45.16/626 sayılı Oluru ile 14781 Ha. olarak değiştirilmiştir. Saha tamamen orman karakterinde olup, içerisinde Karaçam dağ ormanı ekosistemi, Karaçam dağ ormanı ile orman üst sınırı geçiş ekosistemi (subalpin zonu) ve orman üst sınırı ekosistemi (alpin zonu) bulunmaktadır.

    Akdağ ve çevresinin içerdiği rekreasyon potansiyeli, yaban hayatı zenginliği, ilgi çekici güzel manzara açılımları nedenlerinden dolayı tabiat parkı olarak ayrılmıştır. Akdağ ve yakın çevresinin sahip olduğu dağ, kanyon, vadi ve peyzaj değerleri, mevcut bitki örtüşü ve yaban hayatı özelliği nedeni ile korunması ve koruma-kullanma dengesi içerisinde farklı rekreasyon kullanımlarına olanak sağlayacak şekilde geliştirilerek, bölge ve ülke ölçeğinde kullanımının sağlanması ve etkin bir şekilde korunarak, gelecek kuşaklara milli bir miras olarak bırakılması amaçlanmıştır.

    Akdağ'da 124'ü endemik olmak üzere 1058 adet bitki türü olduğu tespit edilmiştir. Akdağ'da bulunan Çoban Değneği’nin bir türü olan Polygonum afyonicum, sadece buraya özgü endemik bir türdür. Sahada meşcere kuran Karaçam, Meşe ve Ardıçtır. Karaçam meşcereleri saf koru ve bozuk niteliğinde olup, alanın hakim ağaç türüdür. Meşe ve Ardıç Meşcereleri ise bozuk veya baltalık niteliğindedir. Bunlardan başka, alanda münferit olarak Titrek Kavak (Populus tremula), 6 Ha. büyüklüğünde genç Sarıçam meşceresi ile Sandıklı Akdağ bölümünde endemik olarak Ehrami Karaçamı (Pinus nigra paliasiana var pyramidata) bulunmaktadır. Sarıçam meşceresi doğal yayılışının dışındadır. 1979 yılında çıkan yangından sonra, alanın yaklaşık 1600 Ha.lık bölümü boşaltılmış ve tekrar Karaçam ile ağaçlandırılmıştır. Sarıçam, yangın sonrası sahanın ağaçlandırılmasında kullanılmıştır.

    Alanın gerek doğal çevre özellikleri, alanda hiçbir yerleşim yerinin bulunmayışı ve büyük yerleşim alanlarına uzaklığı gibi çeşitli özelliklerinden dolayı, sahanın kaynak değerlerinden birisi olan Yaban Hayatı, varlığını günümüze kadar korumuştur. Bu durumun en açık görüldüğü yerler, özellikle alanın Kocayayla ile Yangın Gözetleme Kulesi arasındaki bölümün (Yangın Sahası) dışında kalan iki Akdağ arası, Tokalı Kanyonu ve Karanlıkdere Vadisi’ni içine alan bölümlerdir.

    Alanın ekolojisinin yüksekliğe bağlı klimaks dağ ekosistemlerini içermesi ile çeşitli omurgalılar (kuşlar ve büyük memeliler) için önemli yaşam, alanları sunmaktadır. Alanda Geyik ve Yılkı Atları mevcuttur. Yapılan envanter çalışmasına göre geyik sayısının 500'ün üzerinde olduğu bilinmektedir. Ayrıca alan, koruma altındaki kuş türlerinden kara akbaba, kızıl akbaba, sakallı akbaba ve küçük kartal gibi yırtıcı kuşlarla önemli kuş alanlarındandır.

    Akdağ Tabiat Parkının Uzun Devreli Gelişim Planı, 08.12.2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüzce onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId55fd978b63

    NASIL ULAŞILABİLİR?

    Çivril İlçesinden 18 km’lik mesafededir.

    NELER GÖRÜLEBİLİR?

    • Tokalı Kanyonu, Sığır Kuyruğu Yaylası,
    • Obruk yaylasının kuzey batısında Porsuk ağacı (Taxus baccata) topluluğu
    • İlk defa bu alandan bilim dünyasına tanıtılan Barbarea hedgeana, Polygonum afyonicum bitkileri
    • Kızıl Geyik, Yılkı Atları,
    • Kızıl Akbaba, Kara Akbaba, Sakallı Akbaba, Akkuyruk Kartal, Kaya Kartalı ve Küçük Kartal Gibi Yırtıcı Kuşlar

    Kaynak: DENİZLİ / Orman ve Su İşleri Müdürlüğü

    NOT: Uşak Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (UDOSK)'nün yürüyüş parkur çalışmasına ait iz kaydıdır.

  • AKDAĞ [Pınarbaşı – Akdağ YGK (2.074 m) – Akdağ (2.124 m)]

    AKDAĞ YANGIN GÖZETLEME KULESİ [2.074 m] & AKDAĞ [2.124 m]

    BÖLGE: Akdağ (KÜTAHYA, Gediz İlçesi / Pınarbaşı Köyü)
    ETKİNLİK DERECESİ: Orta Zorlukta (İlk kez dağ çıkışı yapanlar için ZOR'dur.)
    ROTA: Pınarbaşı Köyü (KLASİK)
    ROTANIN AÇIKLAMASI:
    Başlanılan Yükselti: Pınarbaşı Köyü (1.086 m) & Akdağ Yangın Gözetleme Kulesi (2.074 m) & Akdağ (2.124 m)
    TIRMANIŞ ZAMANI: Çıkış: 4,5 saat / İniş: 3,5 saat
    TEKNİK MALZEME: GPS, Dağ Değnekleri (Baton)
    HABERLEŞME: Cep Telefonları, El Telsizi

    ALINAN YOL: 18,64 km (Çıkış ve İniş)

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId96f25f3385

    AÇIKLAMA: KÜTAHYA İli Gediz İlçesi Pınarbaşı Beldesi’nden gerçekleştirilen AKDAĞ TIRMANIŞI [Klasik Rota] Uşak Dağcılık Kulübü tarafından ilk kez çıkış yapılmış ve kayda alınmıştır... Keşif ve rota çalışmasının iz kayıtlarıdır. Kazasız/belasız çıkışlar dilerim. [Sadi YALGIN]

  • AKDAĞ [Sığırkuyruğu Yaylası - Kurtini Mağarası - Kocayayla]

    AKDAĞ TABİAT PARKI

    Tabiat Parkının Adı: Akdağ
    Bölge Müdürlüğü: Afyonkarahisar
    İl: Denizli / Afyonkarahisar
    İlçe / Köy: Çivril / Sandıklı
    Kapladığı Alan: Afyonkarahisar 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli 6245,5 Ha. (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha.
    İlan Tarihi: 29.06.2000

    KAYNAK DEĞERLERİ

    Akdağ Tabiat Parkı, Afyon ili Sandıklı ilçesinde 8535,5 Ha. (%58'i) ve Denizli ili Çivril ilçesinde 6245,5 Ha (%42'si) olmak üzere toplam 14781 Ha. Büyüklüğündedir. Akdağ Tabiat Parkı, Orman Bakanlığı'nın 29.06.2000 gün ve MPG.MP.1.23.03/270 sayılı oluru ile 14916 Ha. olarak ilan edilmiştir. Akdağ Tabiat Parkı'nın alanı, Bakanlık Makamının 02.10.2001 gün ve MPG.MP.1-45.16/626 sayılı Oluru ile 14781 Ha. olarak değiştirilmiştir. Saha tamamen orman karakterinde olup, içerisinde Karaçam dağ ormanı ekosistemi, Karaçam dağ ormanı ile orman üst sınırı geçiş ekosistemi (subalpin zonu) ve orman üst sınırı ekosistemi (alpin zonu) bulunmaktadır.

    Akdağ ve çevresinin içerdiği rekreasyon potansiyeli, yaban hayatı zenginliği, ilgi çekici güzel manzara açılımları nedenlerinden dolayı tabiat parkı olarak ayrılmıştır. Akdağ ve yakın çevresinin sahip olduğu dağ, kanyon, vadi ve peyzaj değerleri, mevcut bitki örtüşü ve yaban hayatı özelliği nedeni ile korunması ve koruma-kullanma dengesi içerisinde farklı rekreasyon kullanımlarına olanak sağlayacak şekilde geliştirilerek, bölge ve ülke ölçeğinde kullanımının sağlanması ve etkin bir şekilde korunarak, gelecek kuşaklara milli bir miras olarak bırakılması amaçlanmıştır.

    Akdağ'da 124'ü endemik olmak üzere 1058 adet bitki türü olduğu tespit edilmiştir. Akdağ'da bulunan Çoban Değneği’nin bir türü olan Polygonum afyonicum, sadece buraya özgü endemik bir türdür. Sahada meşcere kuran Karaçam, Meşe ve Ardıçtır. Karaçam meşcereleri saf koru ve bozuk niteliğinde olup, alanın hakim ağaç türüdür. Meşe ve Ardıç Meşcereleri ise bozuk veya baltalık niteliğindedir. Bunlardan başka, alanda münferit olarak Titrek Kavak (Populus tremula), 6 Ha. büyüklüğünde genç Sarıçam meşceresi ile Sandıklı Akdağ bölümünde endemik olarak Ehrami Karaçamı (Pinus nigra paliasiana var pyramidata) bulunmaktadır. Sarıçam meşceresi doğal yayılışının dışındadır. 1979 yılında çıkan yangından sonra, alanın yaklaşık 1600 Ha.lık bölümü boşaltılmış ve tekrar Karaçam ile ağaçlandırılmıştır. Sarıçam, yangın sonrası sahanın ağaçlandırılmasında kullanılmıştır.

    Alanın gerek doğal çevre özellikleri, alanda hiçbir yerleşim yerinin bulunmayışı ve büyük yerleşim alanlarına uzaklığı gibi çeşitli özelliklerinden dolayı, sahanın kaynak değerlerinden birisi olan Yaban Hayatı, varlığını günümüze kadar korumuştur. Bu durumun en açık görüldüğü yerler, özellikle alanın Kocayayla ile Yangın Gözetleme Kulesi arasındaki bölümün (Yangın Sahası) dışında kalan iki Akdağ arası, Tokalı Kanyonu ve Karanlıkdere Vadisi’ni içine alan bölümlerdir.

    Alanın ekolojisinin yüksekliğe bağlı klimaks dağ ekosistemlerini içermesi ile çeşitli omurgalılar (kuşlar ve büyük memeliler) için önemli yaşam, alanları sunmaktadır. Alanda Geyik ve Yılkı Atları mevcuttur. Yapılan envanter çalışmasına göre geyik sayısının 500'ün üzerinde olduğu bilinmektedir. Ayrıca alan, koruma altındaki kuş türlerinden kara akbaba, kızıl akbaba, sakallı akbaba ve küçük kartal gibi yırtıcı kuşlarla önemli kuş alanlarındandır.

    Akdağ Tabiat Parkının Uzun Devreli Gelişim Planı, 08.12.2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüzce onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProIdf844fe7355

    NASIL ULAŞILABİLİR?

    Çivril İlçesinden 18 km’lik mesafededir.

    NELER GÖRÜLEBİLİR?

    • Tokalı Kanyonu, Sığır Kuyruğu Yaylası,
    • Obruk yaylasının kuzey batısında Porsuk ağacı (Taxus baccata) topluluğu
    • İlk defa bu alandan bilim dünyasına tanıtılan Barbarea hedgeana, Polygonum afyonicum bitkileri
    • Kızıl Geyik, Yılkı Atları,
    • Kızıl Akbaba, Kara Akbaba, Sakallı Akbaba, Akkuyruk Kartal, Kaya Kartalı ve Küçük Kartal Gibi Yırtıcı Kuşlar

    Kaynak: DENİZLİ / Orman ve Su İşleri Müdürlüğü

    NOT: Uşak Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (UDOSK)'nün yürüyüş parkur çalışmasına ait iz kaydıdır.

  • AKINCILAR YOLU [KAMPLI - 2 Gün]

    “Bu toprakları vatan yapanlara minnet ve şükranlarımızı sunarız. Ruhları şad olsun.” [SY]

    AKINCILAR YOLU [Akıncı Way]

    01. Gün (23,9 km): BAŞLAMA // Demirci - Akdere Köprüsü - Derviş Seci (Yemen Dede) - Hışırcakaya - Sarıçayır

    [Konaklama: Sarıçayır (Demirci ) MANİSA]

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProIdfab23cf46a

    02. Gün (15,1 km): Sarıçayır - Mahmutlar - Örücüler - Demirci (BİTİŞ) ve DÖNÜŞ (Merkez) / UŞAK

    ALINAN YOL TOPLAMI: 39 km

    Katılımcılar: Sadi YALGIN (UŞAK) - Sabri MUTLU (İZMİR) - İbrahim Halil ERDOĞAN (MANİSA)

  • ANABASİS YOLU (70 km) [KAMPLI – 5 Gün]

    Parkur Adı: ANABASİS YOLU “Onbinlerin Dönüşü Doğal ve Kültürel Yürüyüş Parkuru (Gümüşhane’den Trabzon’a)”

    Parkur Uzunluğu: 70 km

    Yürüyüş Süresi: 5-6 Gün

    Maçka Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı Turizme Yönelik Mali Destek Programı kapsamında finanse edilen Alternatif Turizm Projeleri ile “ANABASİS YOLU” envanteri hazırlanarak turistlerin hizmetine açılmıştır. 

    Olay, M.Ö 400 yılında Pers kralının ölümü üzerine iktidara sahip olmak isteyen iki prensin savaşı ile başlar. Pers prensi Kyros, ağabeyi kral Artakserkses'e karşı Grek paralı askerlerini de içine alan bir orduyla Lidya'nın Sardes kentinden yola çıkar. Fırat üzerinde Kunaksa'da yapılan savaşta Kyros ve generalleri öldürülünce, yurtlarından 2.400 km. uzakta, sarp ve düşman bir ülkede kalan gönüllüler; Ermenistan üzerinden Karadeniz’e ulaşmak için çok zahmetli ve oldukça ümitsiz bir yolculuk içerisine girerler. Bayburt’a kadar gelen ordu denize ulaşmak istediklerini belirterek Bayburt’tan bir rehber ile birlikte denizi görmek istedikleri noktaya yani Thekes (bugünkü Maçka İskobel Yaylası) tepesine varırlar. Burada denizi gören Onbinlerin yaşam pınarları fışkırır. Sevinç gözyaşları içerisinde hıçkıra hıçkıra ağlayarak Thalassa! Thalassa! (Deniz! Deniz!) diye naralar atarlar. Kurtuluş anıtı mahiyetinde her asker bir taş getirip burada bir taş yığını yaparlar ve bu tepeye “Thekes (Maçka İskobel Yaylası) Tepesi’ adını verirler. Thekes Tepesi’nden Maçka’ya inen ordu buradan Trabzon’a giderek denize ulaşır. 

    Başlangıç ve Bitiş: Sümela Manastırı’nın güney doğusunda 2.200 m rakımlı Dilaver Yaylası’ndan başlayan parkur Meryemana ve Galyan Vadileri’ni birbirinden ayıran Saman (Semon) Dağı zirvesinden Sümela Manastırı’nı seyir halinde Yazlık Mahallesi içerisinden Maçka ilçesine, oradan da Örnekalan (Mağura) Köyü’nü takiben Soldoy Boğazı, Mağmat Boğazı istikametinden Çukurçayır, Beztepe ve Trabzon Limanı’na ulaşarak sona eriyor.

    Başlangıç Noktasına Ulaşım: Maçka merkezinden başlayarak Sümela Manastırı - Çakırgöl Turizm Merkezi istikametine devam edilir. Kurtdere Köprüsü’nden Dilaver yaylası istikametine dönülür.

    Parkurun Diğer Özellikleri: Parkur üzerinde bulunan Dilaver Yaylası, Selboğazı Yaylası, Kofrakol Yaylası, Kusal Yaylası, Düzler Mezrası, Sevinç Boğazı, Mağmat Boğazı Kamp yapmak için uygun alanlardır.

    Kaynak: Maçka Kaymakamlığı

  • BANAZ [Evci Yaylası - Sülüklü Göl - Kozviran Göleti]

    BÖLGE: Murat Dağı (UŞAK, Banaz İlçesi / Büyük Oturak Beldesi, Kozviran Mh.)
    ETKİNLİK DERECESİ: Orta Zorlukta
    ROTA: Döngü (Halka) Rota
    TIRMANILAN ROTANIN AÇIKLAMASI:
    Yükselti: 1.476 m [Evci Tepesi (1.465 m) – Evci Yaylası (1.476 m) – Sülüklü Göl (1.480 m)]
    Tırmanışa Başlanılan Yükselti: 1.086 m (Kozviran Mh.)
    Mola Yeri Yükseltisi: 1.476 m (Evci Yaylası)
    Hedeflenen zaman: 5 – 6 saat
    İLK YARDIM MLZ.: İlk Yardım Çantası
    SU ve TUVALET: Kamp alanlarında ve parkur yolu üzerinde su var. YAZ aylarında en az 1 (bir) litre SU almalısınız.
    TEKNİK MALZEME: GPS, Dağ Değnekleri (Baton)
    HABERLEŞME: Cep Telefonları, El Telsizi

    ALINAN YOL: 14,5 km

    KEŞİF ve ROTA Planlaması: Sadi YALGIN (UDOSK Başkanı)

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId705d44f8c6

    TEŞEKKÜR

    Sülüklü Gölü’nü bir söyleşi sırasında AA Uşak Temsilcisi Sn. Soner KILINÇ’tan işitmiştim. Göle ait fotoğraflarını rica ettim. Çekim yaptığı kareleri gösterdi.

    Alan görülmesi gereken yerdi. Aynı zamanda yürüyüş parkuru olarak güzeldi. Daha önce bir alt parkurunda sporcularımla yürüdüğüm rotanın genişletilerek yaylaları ve gölü içerisine almasını düşündüm. Google Earth’ta ayrıntılı çalışma yaptım. Evci Tepesi ve Evci Yaylası ile Söbüce Yaylası’nı da içerisine alan 15 km’lik doğa yürüyüşü parkur çalışması sorunsuz olarak tamamlandı.

    Sülüklü Gölü’ne ait bilgi paylaşımında bulunan AA Uşak Temsilcisi Sn. Soner KILINÇ’a teşekkür ederim.

  • BARLA DAĞI [2.798 m]

    Barla Dağı, Isparta ilinde, Eğirdir Gölü'nün batısında bulunan dağdır. Batı Toroslar'ın kuzey bölümündeki dağın doğusunda yükselti 2.798 m'ye ulaşır. Dağın doğu bölümüne Gelincik Dağı, batı bölümüne Kapı Dağı adı verilir. Güneyinde Davraz Dağı bulunur.

    Dağın büyük bölümü, Atabey ilçesi sınırlarında, doğusu Eğirdir, kuzeyi Senirkent, batısı ise Uluborlu, ve Gönen ilçe sınırları içerisinde bulunur. Barla Dağı, Eğirdir Gölü'ne batıdan yaklaşarak, daralmasına ve kuzeyde Hoyran, güneyde Eğirdir bölümlerinin oluşmasına neden olur.

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId911facc5b1

    Barla Dağı'nın 2734 m yüksekliğindeki kuzey zirvesi Gelincik Ana efsanesine konu olmuştur. Çimenlik bir düzlükte, 5 m genişlik, 10 m uzunluğunda düzensiz bir taş yığını bulunur. Duvarla çevrilmiş alanda Gelincik Ana'nın defnedildiğine inanılır.

    Dağın doğu bölümü, 2005 yılında, 2764 ha alanda ilan edilen tabiat parkıdır. Ortalama yükselti 2000 m, 2100 m'den yüksek alanlar %36 oranındadır. Eğim fazladır, arazinin %80'inde eğim %40'dan fazladır. Serinkent, Yassıören ve Barla yerleşimleri tabiat alanının içinde kalır.

    Kaynak: Vikipedi, Özgür Ansiklopedi

  • BULKAZ DAĞI [Cabar – Bulkaz Dağı (1.930 m) – Çiftlik]

    UŞAK - Murat Dağı, Bulkaz Dağı ve Ahır Dağı ilin kuzey, kuzeydoğu ve doğudaki doğal sınırlarını oluştururlar. İl topraklarının batısı, Gediz vadisi ile Ege Bölgesine açılır. İl toprakları birçok vadiyle yarılmış dalgalı yaylalar görünümündedir. Bu yaylalar kuzeydoğudan güneybatıya doğru alçalarak bazı kesimlerde hafif dalgalı bir görünüş alırlar.

    Bulkaz Dağı, Sivaslı ilçesinin doğu ve güneydoğusunda bulunmaktadır. Doruk noktası 1.930 m. de bulunan dağın yapısında kireçtaşları hakim durumdadır. Kabaca kuzey-güney doğrultusunda uzanan Bulkaz Dağı, aynı zamanda Uşak-Afyonkarahisar illerinin doğal sınırını oluşturmaktadır.

    Orman bakımından doruğuna yakın çam ve ardıç ağaçları, eteklerine doğru ise meşe ağaçları ile kaplıdır. Bulkaz Dağı'nda zengin su kaynakları vardır. Sivaslı ilçesinin Evrendi-Pınarbaşı sularının kaynakları bu dağdadır.

    BÖLGE: BULKAZ DAĞI (UŞAK, Sivaslı İlçesi - Pınarbaşı / DENİZLİ, Çivril İlçesi - Gürpınar)
    ETKİNLİK DERECESİ: Zor
    ROTA: Tek Yön (Güney-Kuzey)

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProIdf35bb670d9

    TIRMANILAN ROTANIN AÇIKLAMASI:
    Yükselti: 1.930 m
    Tırmanışa Başlanılan Yükselti: 970 m (Cabar / ÇİVRİL)
    Mola Yeri Yükseltisi: 1.930 m (Doruk)
    Hedeflenen zaman: 3,5 saat (Çıkış) & 2,5 saat (İniş)
    Toplam Yol Uzunluğu: 18,3 km
    HAVA TAHMİNİ: Hava; Gündüz 08.00/Akşam 17.00 Sabah "---" / Öğleden Sonra "---", -- / -- C Derece - Rüzgar __ - __ km/h
    İLKYARDIM MLZ.: İlkyardım Çantası
    SU ve TUVALET: Bir yerde su kaynağı var. 1/2 (yarım) litre su ve en az 1 (bir) litre sıcak su almalısınız.
    TEKNİK MALZEME: GPS, Dağ Değnekleri (Baton)
    HABERLEŞME: Cep Telefonları, El Telsizi

    TARİH: 04 Aralık 2022, Pazar
    SAAT: 07:30
    TOPLANMA YERİ: Atatürk ve Kurtuluş Anıtı

  • BULKAZ DAĞI [Kız Kapan Yolu]

    BÖLGE: Bulkaz Dağı (UŞAK, Sivaslı İlçesi / Pınarbaşı Beldesi)
    ETKİNLİK DERECESİ: Orta Zorlukta
    ROTA: Döngü (Halka) Rota

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId7a7ca0ebab

    TIRMANILAN ROTANIN AÇIKLAMASI:
    Yükselti: 1.410 m (Taşlı Tarla)
    Tırmanışa Başlanılan Yükselti: 1.014 m (OKTAŞ-Pınarbaşı Beldesi)
    Mola Yeri Yükseltisi: 1.252 m
    Hedeflenen zaman: 8 saat
    Toplam Yol Uzunluğu: 18,6 km
    HAVA TAHMİNİ: Hava; Gündüz 08.00/Akşam 17.00 Sabah "---" / Öğleden Sonra "---", -- / -- C Derece - Rüzgar __ - __ km/h
    İLKYARDIM MLZ.: İlkyardım Çantası
    SU ve TUVALET: 1 (bir) litre SU ve 1/2 (yarım) litre SICAK SU almalısınız.
    TEKNİK MALZEME: GPS, Dağ Değnekleri (Baton)
    HABERLEŞME: Cep Telefonları, El Telsizi

  • ÇAKMAK TEPE (1.280 m) [Ahat – Akmonia Antik Kenti – Çakmaktepe YGK]

    BÖLGE: Çakmak Tepe Yangın Gözetleme Kulesi (UŞAK, Sivaslı İlçesi / Koca Dağ)
    ETKİNLİK DERECESİ: Kolay (ÇIKIŞ: 9,25 km & İNİŞ: 7,62 km)
    ROTA: Döngü (Halka) Rota (UŞAK, Banaz İlçesi / Ahat Köyü & Sivaslı İlçesi)

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId6037d6a603

    TIRMANILAN ROTANIN AÇIKLAMASI:
    Yükselti: 1.280 m (Çakmak Tepe Yangın Gözetleme Kulesi)
    Tırmanışa Başlanılan Yükselti: 954 m (Ahat Köyü)
    Mola Yeri Yükseltisi: 1.280 m (Çakmak Tepe Yangın Gözetleme Kulesi)
    Hedeflenen zaman: 3 saat (ÇIKIŞ) & 2,5 saat (İNİŞ)
    Toplam Yol Uzunluğu: 16,87 km
    HAVA TAHMİNİ: Hava; Gündüz 08.00/Akşam 17.00 Sabah "---" / Öğleden Sonra "---", -- / -- C Derece - Rüzgar __ - __ km/h
    İLKYARDIM MLZ.: İlkyardım Çantası
    SU ve TUVALET: 1 (bir) litre SU ve 1/2 (yarım) litre SICAK SU almalısınız.
    TEKNİK MALZEME: GPS, Dağ Değnekleri (Baton)
    HABERLEŞME: Cep Telefonları, El Telsizi

  • Dağ Turizmi

    DAĞ TURİZMİ


    “Konu önemlidir. O nedenle bilimsel bir araştırma yazısı ile gündeme taşımak istedim. Komşu ülkeler dağ konusunda alt yapı çalışmalarını tamamlamıştır. İRANDemavend Dağı Tırmanışı (5.671 m) öncesi 2.200 m’deki dağ evine uğramadan çıkış yapamazsınız. Kaydınız yapılır ve İran devletine tırmanış için harç bedeli ödersiniz. Sonra yola çıkarsınız. Ve dağın 2.000, 3.000 ve 4.000 m’lerindeki dağ evlerinin tırmanışa gelenlerin gereksinimlerini karşılayabildiklerine tanık olursunuz. Bizim dağlar aklıma geldi. Bir burukluk yaşadım. Ülkemizde yüksek dağlarda yeterli alt yapı çalışmalarının yapılmadığını biliyoruz. Umarım ülkemiz yetkilileri “Dağ Turizmi” alanında çalışma yürütür, alt yapılar tamamlanır ve ülke ekonomisine katkı sağlanır. [Sadi YALGIN]”

    ”Dağlara çıkmayan uzakları göremez.” [Çin Özdeyişi]

    Giriş

    Dünyada turizm amacıyla değerlendirilen önemli kaynakların başında dağlar gelmektedir. On sekizinci yüzyıldan sonra ilgi görmeye başlayan dağcılık ve dağ turizm aktiviteleri artık günümüzde bireysel turistlerin ilgi duyduğu destinasyonlar olmaktan çıkıp, kitle turizminin de uğrak yerleri haline gelmeye başlamıştır. Öyle ki artık dağ turizminin dünya turizm endüstrisi içindeki payı %20’lere ulaşmıştır. ‘Dağ turizmi’ ya da ‘Dağcılık’ ifadesi bugün bir dağın veya yüksek bir kayanın zirvesine tırmanmayı çağrıştırmaktan çok daha fazlasını ifade etmektedir. Bugün dağcılık, içerisine onlarca turistik faaliyetin dâhil edildiği bir kavram olmuştur.

    Kırgızistan, coğrafyası itibariyle %95’i dağlık bir ülke olması nedeniyle üzerinde çok farklı dağ turizm türlerinin geliştirilebileceği zengin bir potansiyele sahiptir. Hâlihazırda belirlenmiş olan 20’den fazla kayak merkezi, Alpinistler için Alp ve Himalaya Dağları’nı aratmayan Pobeda Dağı (7.439 m), Lenin Dağı (7.134 m) ve Han-Tengri Dağı (6.995 m) yüksekliklerindeki dorukları bu ülkeye diğer pek çok ülkeden daha fazla farkındalık kazandırmaktadır. Kırgızistan Dağları, Dünya’nın en yüksek buzullarından biri olan "Enylchek", buzulu ile tırmanma tutkusu olanlar için önemli bir cazibe merkezi olmasının yanında dağların eteklerinde Kırgız göçebe hayatının görülebileceği yayla turizmi ve alternatif seçenek olarak yamaç paraşütü, ekoturizm, yabani av hayvan avcılığı gibi farklı dağ aktiviteleri de sunabilmektedir. Ancak tüm bu doğal zenginliklere sahip olmasına rağmen Kırgızistan'ın dünyada bilinen bir marka olduğunu ve dağ turizmi deyince akla bu ülkenin geldiğini söylemek zordur. Gerek genç bir Cumhuriyet olması (Bağımsızlık yılı, 1991) gerekse bağımsızlık sonrası ülkenin karşı karşıya kaldığı birtakım sorunlar, turizme yapılacak yatırımın azlığı ülkede dağ turizminin marka olarak ön plana çıkmasını engellemiştir. Bu değerlendirmeler ışığında yapılan araştırmanın sadece Kırgızistan’ı ve ülkeye dağ turizmi amacıyla gelen yabancı turistleri içermesi çalışmayı özgün kılmaktadır. Araştırma ile elde edilecek verilerin ve sunulacak önerilerin ülkede dağ turizminin geliştirilmesi yönünde atılacak adımlara katkı sağlaması beklenmektedir.

    Literatür Taraması

    Turizmin yeni ortaya çıktığı 19. ve 20. yüzyıllardan bu yana turistlerin tercihlerinde değişiklik meydana gelmiştir. Geçmişte zengin sınıfının ve aristokrasinin bir parçası olarak kabul edilen turizm, teorik alt yapısının oluştuğu 21. yüzyılda lüks bir ihtiyaç olarak düşünülmüş, şimdilerde ise toplumun her kesimi için gerekli olan sosyal hatta kimi kesimler için zorunlu bir ihtiyaç olarak algılanmaya başlamıştır. Gelişen dünyada insanların giderek turizme olan ilgisi artmış, bu ilgi neticesinde turizmin farklı türleri hızlı bir şekilde gelişmeye başlamıştır. Bu türlerden olan dağ turizmi, yapısı gereği doğallığı, macerayı içeren bir turizm türüdür. İnsanların dağlarla tanışıklığı yeni olmamasına rağmen, dağlarda yapılan aktivitelerin giderek yaygınlaşması, turistik amaçlı olarak dağların kullanılmasına da neden olmuştur. Önceleri bireysel ve küçük gruplar halinde yapılan dağcılık, son dönemlerde dağ turizmi adı altında kitleselleşmiş, turizmin ve rekreasyon alanın bir parçası haline dönüşmeye başlamıştır (Davidson, 2002:45).

    Dağcılığa bir faaliyet ya da spor dalı olarak bakmak mümkündür ve geçmişi oldukça eskiye dayanmaktadır. Dağlık bölgelerin iklimi, doğası, dağdaki vahşi yaşam ve manzaralar insanın her zaman ilgisini çekmiştir. Tarihi çağlardan önce de insanoğlu dağları ilginç manzaraları, biyolojik çeşitliliği ve tarım gibi maksatlarla kullanmışlardır (Olsson vd., 2011:252). Dağcılık ile ilgilenen uzman sporcular, bu işi tutku ile yapmakta, dağların sağladığı özgürlükten ve doğal yaşam tecrübesinden yararlanmak istemektedirler (Eng, 2010). Özellikle Hümanizm ve Rönesans hareketlerinin başladığı dönemlerde doğa bilimcilerin, botanikçilerin, coğrafyacıların ve kendini doğaya yakın hisseden insanların dağların güzelliğini keşfetmek ve dağ manzaralarını incelemek maksadı ile bu tür faaliyetler yaptıkları bilinmektedir (Chaloupska, 2014:271). Dağcılıkla ilgili uluslararası alanda en iyi tanınan kuruluşlardan birisi, “Uluslararası Tırmanış ve Dağcılık Federasyonu” (International Climbing and Mountaineering Federation - UIAA) olarak bilinen sivil toplum örgütüdür. UIAA 1932 yılında kurulmuş, 69 ülkede temsilciliği bulunan ve bugün için 2,5 milyon insanı temsil eden bir kuruluştur. Federasyon güvenli bir şekilde dağcılık faaliyetlerinin sürdürülmesini amaçlarken, çevre ve kültürün korunmasını da esas almaktadır. Alpler, Himalaya Dağları özellikle dağcılığı ekstrem bir spor alanı olarak değerlendirenlerin ilgisini çekmiş önemli merkezlerdir. Nepal’de bulunan Everest doruğu, Avrupa’dan ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen maceracılar için asırlardır vaz geçilmez bir tırmanış alanı olmuştur. Nepal’de yaşayan ve “Sherpa” adı verilen yerli insanlar için bu hareketlilik ciddi bir geçim kaynağı haline dönüşmüştür. Bu insanlar Batı’dan gelen turistlere dağ tırmanışlarında rehberlik yapan ve bölgeyi çok iyi tanıyan yerliler olarak bilinmektedir (Bott, 2009: 287; Frohlick, 2004: 196).

    Avrupa’da dağcılığın (alpinizm) başlamasını sağlayan kişi olarak aristokrat bir aileden gelen Horace Benedict Saussure adındaki fizikçidir. Kendisi aynı zamanda alpinizm faaliyetlerini başlatan kişi olarak bilinir. H. Benedict Saussure’nin Avrupa’nın en yüksek noktası olarak kabul edilen Mont Blanc’a 1787 yılında gerçekleştirdiği doruk yürüyüşünün ardından birçok insan da dağları anlamak ve keşfetmek maksadı ile dağlara (Avrupa’da özellikle Alpler’e) akın etmeye başladığı bilinmektedir. Başlangıçta sınırlı sayıda insanın teveccühüne neden olan Alpler zamanla daha çok turistin ziyaretine sahne olmuş ve dağcılık, bir tür rekreasyon faaliyeti olarak 1870’lerde gelişmeye başlamıştır (Chaloupska, 2014:271).

    Günümüzde dağ turizmi popüler turizm türlerinden biri haline dönüşmüş ve çok sayıda insanın turistik seçimi olmaktadır. Örneğin, Fransa’da her yıl yaklaşık altı milyon Fransız yaz tatilini geçirmek için dağları tercih etmektedirler (Bourdeau, Corneloup ve Mao, 2002:25).

    Dağcılık bir spor faaliyeti olarak profesyonellik gerektiren ve bu yönü itibarı ile de geçmişten bu yana profesyonel sporcuların ilgi gösterdiği bir alandır. Bu alanın turizmle ilişkilendirilmesi, dağlara olan ilginin profesyonel olmayan amatör ziyaretçilerin dinlenmek, eğlenmek ve dağların sahip olduğu doğal güzelliklerden yararlanmak isteyenlerin ziyaret düzeylerinin artması sonucunda olmuştur. Böylelikle profesyonel olmayan turistlerin de ilgi göstermeye başladığı dağ turizmi dünya genelinde, geçimi tarıma bağlı ıssız bölgelerde yaşayan topluluklar için ciddi bir geçim kaynağı ve istihdam alanı olmaya başlamıştır (Cousquer and Beames, 2013:192). Dağcılık ve dağ turizmi genellikle macera turizmi ile de ilişkilendirilmiştir. Esas itibarı ile dağlarda yapılabilecek turistik aktivite sayısı bir hayli fazladır. Bu aktivitelerin bir kısmı geniş turist kitlelerinin de yapabileceği türden yumuşak karakter taşır, bir kısmı ise gerçekten belli uzmanlara hitap edecek şekilde sert ve zor karakter taşımaktadır. Dağlarda yapılabilecek bu aktiviteler:

    • Zevk İçin Seyahat
    • Kış Turizmi Anları
    • Festivaller
    • Kültür
    • Doğa Fotoğrafçılığı
    • Vahşi Yaşam Gözlemciliği
    • Kamping
    • Dağ Yürüyüşü
    • Dağ Tırmanışı

    Dağların sahip olduğu bu zengin özelliklerden dolayı özellikle dağlık bölgeleri tanımayan uzmanlar güvenlikleri için çoğu zaman bölgesel rehberler eşliğinde dağ turizmi aktivitelerine katılmaları bir zorunluluktur. Görüldüğü üzere özellikle dağ yürüyüşü, dağ tırmanışı gibi zor aktivitelerin rehbersiz bir şekilde yapılması oldukça tehlikelidir. Örneğin, Himalaya Dağları’nda maceracıların gerçekleştirdikleri dağ tırmanışlarında şimdiye kadar 200 tırmanıcı Everest Doruğu’na ulaşma uğrunda hayatını kaybetmiştir (Bott,2009: 287). Bu nedenle dağ turizminde dağcılık rehberliği önemli bir kavram haline dönüşmüştür. Dağ rehberleri, dağcılık konusunda yeterli deneyime, uzmanlık bilgisine sahip olan ve turistlerin aktivite esnasında maksimum güvenlikle deneyimlerini tamamlamaları için gerekli kuralları uygulayan, grubu organize eden kişilerdir (Beedie, 2003:148; Cousquer and Beames, 2013:187).

    Dağların sahip olduğu bir takım arz kaynakları ve karakteristik özellikleri dağ turizminin ortaya çıkmasına neden olmuş ve turistik talebi cezp etmiştir. Dağların sahip olduğu bu karakteristik özellikleri Nepal ve Chipenuik (2005:317) altı maddede izah etmektedirler. Bunlar:

    • Çeşitlilik: Dağların sahip olduğu ekolojik ve kültürel zenginlik, bitki ve hayvan çeşitliliği oldukça çekici olabilmektedir.
    • Marjinallik: Dağlar genellikle kent merkezlerinden uzakta yer almakta ve kırsal bölgenin farklı yaşam biçimini yansıtmaktadır.
    • Erişim Güçlüğü: Sahip olduğu karakteristik coğrafi özelliklerden dolayı erişim oldukça güç olabilmektedir.
    • Kırılganlık: Farklı yaşam biçimlerini ve flora-fauna çeşitliliği sunması aynı zamanda kırılgan bir karaktere bürünmesine sebep olmuştur.
    • Niş Karakter: Dağlarda yapılabilecek birçok aktivite niş bir karakter taşımaktadır. Dağ tırmanışı, doruk yürüyüşleri bunlardan bazılarıdır.
    • Estetik: Dağların sahip olduğu manzara ve coğrafi güzellikler, birçok insan için oldukça estetik bir karakter taşımaktadır.

    Yukarıda söz edilen karakteristik yapılarından dolayı dağ turizmi, giderek önemini arttırmakta, daha fazla turistin ilgisine neden olmaktadır. Bu husus dağ turizmini bir taraftan popüler hale getirirken, diğer taraftan da sorumlu bir anlayışla ve doğa bilinci ile dağ turizminin planlanmasını zorunlu hale getirmektedir. Dağlarda gerçekleştirilen kamp aktiviteleri, birçok bölgede dikkatsizlik nedeni ile ormanlık alanların yanmasına ve yok olmasına neden olmaktadır (Hall and Farrell, 2001:245). Bu nedenle de sürdürülebilir bir anlayışla dağ turizminin yönetilmesi, çevresel değerlerin korunması ve yerel toplumun beklenen iktisadi katkıyı elde etmesi bakımından zorunludur (Serenari vd., 2012:757).

    Kaynak: Şenol, Yrd. Doç. Dr. F., Tokmak, Yrd. Doç. Dr. C. ve Gnira, M. (2016: 140-144). “Dağ Turizmi ve Gelişmesinin Önündeki Engeller: Kırgızistan Örneği”. Manas Sosyal Araştırmalar Dergisi.

  • DAĞLIK FRİGYA [Yazılıkaya - Gerdekkaya Mezar Anıtı]

    DAĞLIK FRİGYA (Yazılıkaya Vadisi)

    Eskişehir topraklarındadır. Friglerin iki önemli merkezi olan GORDİON ve YAZILIKAYA'dır. MÖ 7 yy'da en parlak dönemlerini yaşayan Frigler, siyasi merkez olarak Gordion'u seçmiş olsalar da en önemli kutsal yerleri, dini merkez olarak yapılandırdıkları YAZILIKAYA (Midas'ın Kenti)'dır.

    Katıştırılmış resim galerisini şu adresten çevrimiçi olarak görüntüleyin::
    https://yolaski.net/component/tags/tag/doga#sigProId52aea96069

    YAZILIKAYA PLATFORMU (Midas Kenti)

    01.Yazılıkaya Midas Anıtı
    02. Kırkgöz Kale
    03. Akropol'den Sarnıçlara İnen Basamaklı Kaya Tüneli
    04. Şifalı Kibele Pınarı
    05. Planlanmış Kaya Anıtı
    06. Bitmemiş Anıt ve Antik Yol
    07. Delikli Frig Nişi
    08. Anıtsal Frig Kaya Mezarı
    09. Frig Yazıtlı Antik Yol
    10. Frig Kaya Rölyefli Basamaklı Kaya Sarnıçları
    11. Kibele'nin Doğal Bereket Kayası
    12. Kale
    13. Kule
    14. Agdistis Tapınağı
    15. Kabartmalı Kaya İdolü
    16. Frig Kaya Yazıtı
    17. Kaya Mezarı ve Kabartmaları
    18. Kaya Mezarı
    19. Sümbül Anıtı
    20. Frig Yazıtlı Sunak
    21. Frig Yazıtlı Kaya Tahtı
    22. Frig Yazıtı
    23. Kral Yolu
    24. Kaya Mezarı
    25. Sunak
    26. Basamaklar
    27. Frig Kaya Mezarları
    28. Sunak
    29. Frig Rölyefli Piramit Kaya Mezarları
    30. Frig Kaya Mezarları
    31. Köy Konağı ve Kütüphane
    32. Ahşap Frig Evi

    YAZILIKAYA (Midas Kenti) & ÇUKURCA KÖYÜ (5 km)

    01. Arezastis Anıtı (Küçük Yazılıkaya)
    02. Gerdekkaya Mezar Anıtı

    KÜMBET VADİSİ

    01. Kümbet Arkeolojik Yerleşimi (Kümbet Höyük, Aslanlı Mabet, Selçuklu Kümbet, Genç Antik Yerleşimi)
    02. Delikkaya